• Lifestyle  • KAPADOKYA’DA MUTLAKA GÖRMENİZ GEREKEN 5 YER

KAPADOKYA’DA MUTLAKA GÖRMENİZ GEREKEN 5 YER

Adım attığınız anda büyüsüne kapıldığınız yer; Kapadokya…

Binlerce yıllık tarihi dokusu, zaman kavramının olmadığı her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olan, rüzgar ve yağışların milyonlarca yılda oluşturduğu büyüleyici “Peribacaları”nın yanı sıra insan eliyle oyulmuş kaya evlerinde yaşanan hayatlar ve tabii ki günün ilk ışıklarını havalanan balonlar ile karşılamak Kapadokya’nın masalsı ambiansını bizlere yaşatıyor.

Sonbahar/Kış yeni sezon çekimi için gittiğimiz Kapadokya’nın, kendisi kadar tarihi de bir o kadar büyüleci. Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelen Kapadokya, günümüze kadar birçok medeniyete ve kültürlere ev sahipliği yapmış. Kapadokya’nın hem olağanüstü doğal güzelliklerine, hem de tarihi dokusunun büyüsüne kapılmak elde değil!

Romantik kalplerin vazgeçilmezi, zamansız, her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olan Kapadokya’da mutlaka görmeniz gereken 5 yeri sıralıyoruz.


1. UÇHİSAR

İlk durağımız, bölgenin en yüksek tepesindeki yerleşim yeri olmasından dolayı eşsiz manzarısıyla bizi karşılayan, Uçhisar oluyor.

Sabahın erken saatlerinde günün doğumunu ve balonların havalanmasını izleyerek günü karşılayabilirsiniz. Manzaranın dışında dikkat çekici yer olan; Uçhisar Kalesi geliyor. Kapadokya’ya gelmişken mutlaka tırmanılması gereken bir yer, çünkü Kapadokya sınırları içinde buradan daha yüksek bir noktadan manzara izleyemezsiniz. Kale deyince aklımızda hemen surlarla çevrili bir yapı geliyor fakat Kapadokya için bu geçerli değil. Burası iki dev peribacasından oluşan düzensiz şekilli bir yapı. İnsanlar bu dev peribacalarını oymuşlar ve içlerinde odalar, tüneller, koridorlar, mezarlıklar ve kiliseler kazmışlar. 1950 yılına kadar insanlar burada yaşamlarını sürdürüyorlarmış!

Kaleye tırmandıktan sonra, Uçhisar’ın merkezine doğru inebilirsiniz. Burada harabe evler restoranlara, butik otellere, dükkanlara dönüştürülerek değerlendirilmiş. Doğal yapısı bozulmayan ufak bir merkeze sahip ama arnavut kaldırımlı dar sokaklardan ve taş binalardan oluşan güzel bir yer oluşturulmuş.


2. ÜRGÜP

Peribacalarını en güzel şekilde görebileceğimiz Ürgüp, Kapadokya’nın içerisindeki en önemli yerleşim yerlerinin arasında bulunuyor. Vadilerinden, sanat müzelerine, külliyelere ve ipek yolu üzerinde bulunan farklı medeniyetlerin izlerini günümüze kadar taşıyan taş evlerin arasında tarihi dokuyu hissedebilirsiniz. Ürgüp sokaklarında dolaşırken her an fotoğraf çekmek isteyeceksiniz.

Ürgüp’ün en yüksek tepesi olan Temenni Tepesi’nde bütün şehrin büyüleyici manzarasını görebilirsiniz. Minik bir çarşının içinden geçerek ulaşacağınız bu tepede, güneşin en güzel battığı yerde büyüleyici bir manzaraya şahit olacaksınız.

Doğa harikası olan, UNESCO Dünya Mirasları arasında bulunan, en ilgi gören yerlerin başında Üç Güzeller Peribacaları’nı görmeden Ürgüp’ten ayrılmak olmaz. En dikkat çekici kısmı, bu peribacalarının oluşumunda şapkaları olmaları.

Gün sonunda Turasan’a uğrayarak yerel şarapların tadına bakabilirsiniz.


3. KIZIL VADİ

Her mevsimde farklı manzaralar ile büyüleyici yer olan Kızıl Vadiyi görmeden Kapadokya turunuzu bitirmeyin deriz. Özellikle gün batımının en iyi izlendiği noktalardan birinde, Kapadokya’da üretilen yerel şaraplar eşliğinde romantik bir serüveni yaşamalısınız.

Gün batımında, vadi boyunca girintili çıkıntılı uzanan kayaların güneşin sıcak kırmızı rengini almasından Kızıl Vadi ismi doğuyor.

Fotoğraf çekmek için eşsiz bir yer olan Kızıl Vadi, sadece turistlerin değil gelin ve damatlar da doğal ortamda fotoğraf çektirmek için bulunuyor.

Çevresinde bulunan Kızılçukur ve Çavuşin’in harika manzarası eşliğinde kendinize yürüyüş rotası çizebilirsiniz. Yürüyüşünüzde karşınıza çıkacak olan tarih boyunca burada yaşayan birçok medeniyetten izler bulabileceğiniz Üzümlü, Haçlı, Direkli ve Anna Johanchim kiliselerini gezebilirsiniz.


4. DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ

Kapadokya’nın büyüleyici bir yer olduğundan sıkça bahsettik, peki pek çok yer altı şehrinin olduğunu söylesek? Kulağa oldukça gizemli geliyor…

Sürekli yağmalarla karşı karşıya kalan Kapadokyalılar çareyi yerin altını kazarak sığınabilecekleri köyler oluşturmakta bulmuş. Bu şehirlerin en enteresan kısmı ise oldukça planlı bir şehir planlamasına sahip olmaları. İçerisinde; havalandırma, ısınma, kanalizasyon sistemlerinden, çeşitli kamu kuruşlarından, kiliselere kadar birçok yer var. Fakat bunlardan sadece ufak bir kısmı ziyarete açık. Bunların içinde en dikkat çekici ve popüleri olan Derinkuyu, yerin altında 8 kattan oluşan ve zamanında 50.000 kişinin yaşayabildiği bir yermiş.

Derinkuyu ismi, içindeki kuyulardan geliyor. Bu kuyular, yerin 60 metre aşağısına inerek doğal havalandırma oluşturuyor. Derinkuyu’nun altında 400 kadar yer altı şehri daha bulunuyormuş ve bunlara ait 600’e yakın çıkış kapısı varmış. Bu kapılar şu an oturulmakta olan evlerin içerisinde olduğundan yer altı şehirlerinin bazı kısımlar halk tarafından depo olarak kullanılıyor.


5. GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

Son durakta ise; oldukça ilgi çekici bir yer olan, Kapadokya’nın en şirin beldesi Göreme’de bulunan Göreme Açık Hava Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz. Hristiyanlığın ilk dönemlerinden izler taşıyan her kaya bloğunun oyularak ibadet, yaşam ve öğreti alanlarına dönüştürüldüğü ve sanatla birleşen bu vadi, 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Miraslar Listesinde yer aldı.

Gelmiş geçmiş binlerce keşisin düşüncelerini kayalara kazıdığı bu vadide, gezilmesi gereken onlarca manasır, kilise ve şapaller bulunuyor. Bunlar içerisinde; Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Şapeli, Elmalı Kilisesi, Yılanlı Kilisesi ve Karanlık kiliselerini mutlaka gezmelisiniz.

YORUM YAZIN